GNU/Linux Neden %1'de Kaldı

GNU/Linux Neden %1'de Kaldı

Emeği Geçenler : Kemal Karataş,
Siteye Eklenme : 18-10-2011
Yayımlandığı Sayı : 34
[eDergi 34. Sayı]
[34. Sayının Çevrimiçi Konuları]
[Tüm Çevrimiçi Konular]

Enigma'dan ilk masaüstü bilgisayara kadar, o kadar çaba ve emek harcandı. İlk başta, oda büyüklüğünde bilgisayar ne kadar ufalabilir sorusuna cevap arandı. Daha sonra ise, bu donanımı piyasada cazip hale getirecek işletim sistemi ve onun hangi metotla oluşturulması gerektiği. İşte tam bu sırada, GNU/Linux dünyası ve Microsoft'un ayrım  noktasına getiren dönüm noktası geldi. Microsoft doğru zamanda, doğru yerdeydi ve kişisel bilgisayar devriminden en kazançlı çıkan o oldu.

Microsoft, 1.0 versiyonu'ndan  en son haline kadar tek bir noktayı vurguladı: “Kullanıcı dostu” olduğunu savundu. Bilgisayar'dan hiç anlamayan birisi bile, en kısa sürede öğrenir. GNU/Linux dağıtımları ise, hobi amaçlı işletim sistemi kullananların toplandığı yer gibi anlatıldı. Masaüstü bilgisayarlar değişti, dizüstü bilgisayarlar çıktı vs. Hangi teknoloji değişimi olursa olsun, Microsoft'un yaptığı propaganda değişmedi. Savundukları tez, toplumun önemli bir kısmını etkiledi. MS Windows Vista rezaleti bile, kullanıcıların özgür yazılım ve GNU/Linux dağıtımları hakkında fikirlerini çok değiştiremedi. Bu durumu, bilgi kirliliğine ya da piyasadaki önemli şirketlerin Microsoft'u desteklemesine bağlayabiliriz. Ama bu şu an yaşanan durumu yeterince açıklayamaz.

90' lı yıllardan itibaren, GNU/Linux dünyası sürekli yeni fikir üreten bir fabrika gibi çalıştı. MS Windows ya da Apple Mac OS' ta bir programın karşılığı, kaliteli 4-5 alternatif program çıktı. Bu çok önemli bir avantaj olabilir: yine de sürekli birbiriyle birleşmeyen organizasyonlar yüzünden istenilen hedefe ulaşılamadı. Masaüstü yöneticileri GNOME ve KDE olarak gelişti. Dağıtımların program depoları, .deb ya da .rpm gibi ayrımlara gitti. Farklılık kötü bir şey değil, fakat bu bölünmeler yüzünden, birinde olan özellik, diğerinde yok. Tek bir şirket ya da  tekelleşmeyi savunmak özgür yazılımın ruhuna aykırı. Bununla birlikte, belli standartların olmaması, yeni kullanıcıların GNU/Linux dağıtımlarını kullanmasının önünde önemli bir engel.
        
Kullanıcılar ve GNU/Linux dağıtımları..

Slackware ve debian gibi kalıcı topluluklar her zaman önemli oldu. Ama bu topluluklar, MS Windows kullanan kullanıcıların alışkanlıklarını kendi güçleriyle değiştiremediler. 2004' te Cannonical'in Debian GNU/Linux tabanlı Ubuntu dağıtımı, kullanıcıların fikirlerini değiştirmede önemli bir etken oldu. Debian, distrowatch' taki birçok dağıtımın olmasına sebeptir. Ama Cannonical' ın bile yaptıkları ya da yapabilecekleri tartışmalı bir durum: Mark Shuttleworth, şirketi ve Ubuntu' nun nasıl olacağı konusunda, başta GNOME gibi masaüstü yöneticisi geliştiricileriyle uyumlu çalışsa da, Steve Jobs'un biraz daha kibar haliyle Ubuntu dağıtımı bugünlere geldi denebilir.

Ubuntu dağıtımı, Debian'ın stabil program depoları, geliştiricilerin desteği ve diğer kişiselleştirme özelliğiyle, donanım üreticilerinin dikkatini çekti. GNU/Linux dağıtımlarını önemsemeyen şirketler, başta Ubuntu gibi dağıtımlar için sürücülerini piyasaya sürmeye başladılar. Dell gibi firmalar, GNU/Linux dağıtımı seçme opsiyonunu sitelerinden duyurdular. Teknoloji marketleri, her zaman desteğini gördükleri Microsoft yüzünden, bu gelişmeye engel olmak için elinden geleni yaptı. Gelişmenin piyasada %1'i geçmemesinin önemli bir sebebi de budur.

Cannonical ve Ubuntu dağıtımı mucizeler yaratamazdı. Mark Shuttleworh, donanım üreticilerinin tavrını değiştirme amacına yoğunlaştı. Bu hareketin sonucunu, zamanla görebileceğiz. Ama ön yargının yıkılabilmesi için biraz daha zaman gerekiyor gibi. Türkiye'de de Tübitak tarafından geliştirilen, Pardus GNU/Linux dağıtımı, yönetim yanlışlığı, milli işletim sistemi gibi abartılı tanıtımlara rağmen, istenilen yere gelemedi. Birçok devlet dairesi, hala MS Windows destekli e-devlet sistemini kullanıyor. Bunun sonucu olarak sürekli izlenen politikaların rezaletinini kanıtlayan hezimet haberlerini görüyoruz. Bu kadar yılda, daha gelişmiş bir durumda olmalıydı. Ama umarım bundan gerekli ders çıkarılırmıştır. Artık “Filanca yıl, GNU/Linux masaüstü dağıtımlarının yılı olacak!” tarzı haberlere gerek kalmadı. Çünkü, masaüstü ortamı birkaç yıla kadar hiç olmayacak gibi.

Peki, bütün imkanlar bitti mi? İşte bu çok abartılı bir yorum olur. Şu günlerde, mobil platformlar, buna bağlı olarak akıllı telefonlar ve tabletler gibi vs. ürünler revaçta. İlginç ki, Microsoft'a masaüstü bilgisayarlar konusunda neden başarı gösterilmediği belliyken, yine benzer bir hata yapılıyor gibi. Cannonical, Google ve diğer dağıtımlar aynı hedef için, birbiriyle uğraşırken, bu durumdan Microsoft yararlanmasını bilebilirdi. Ama Allah'tan Steve Ballmer var, Microsoft'un en etkili rakibi yine Steve Ballmer olabilir. Burada önemli olan GNU/Linux dünyası ve Google arasındaki ilişki. İyice irdelenmesi gereken bir konu bu.
        
GNU/Linux dünyası ve Google işbirliği...

Google, ilk baştan itibaren, GNU/Linux dünyası ile yakın bir ilişki içindeydi. Arama motoru sektöründe bir kartel olsa da, Microsoft ve Apple gibi şirketlerin kabusu oldu. E- Kitap haberleri derlediği projelerle şirketlerin kar oranlarının düşmesinde büyük bir etken oldu. Bunun yanında, GNU/Linux projelerine maddi ve manevi destek vererek, teknoloji çöplüğüne dönmüş “piyasa devlerinin” kabusu oldu.

Google, özgür yazılım dünyasına destek oldu. Ama arama motoru olarak, rakiplerine yaşama şansı vermedi. Özgür yazılım dünyası, IBM gibi şirketlerin desteğini geçici olarak gördü. Ama işi geçtikten sonra, desteği de bitirdi. Google-GNU/Linux işbirliği de böyle olabilir mi tartışması daha çözümlenmiş değil.

Chrome OS ve Android gibi ürünler, GNU/Linux dünyasıyla ortaklaşa üretilen ürünlerdir. Android platformu, akıllı telefon ve tablet ürünlerinde hak ettiği yere geliyor. Apple'ın o kadar reklam, marka  ve tanıtım gibi çabalarına rağmen, Android gelişmeye devam ediyor. Microsoft, patent davaları sonucu, her satın alınan Android yüklü telefon'dan 15 dolar para alıyor. Bu davalar yüzünden, Google, Motorola Mobile bölümünü satın aldı. Şirketin sahip olduğu patentleri de satın alması, ileride açılacak olan patent davalarının önüne geçmesini sağlayabilir. Asıl önemli konu; GNU/Linux dağıtımları, kalitesizlik ya da tek tip bir platform olduğundan değil, kullanıcıların ona alışamamasından yaygınlaşamadı.

Yukarıda sayılan sebeplere rağmen, GNU/Linux dünyası halen Microsoft'un kabusudur. Bu yüzden, hukuk bölümündeki avukatların çoğunluğu patent davaları ve toplululuğu dağıtmanın kanuni yollarını araştırıyor. Hatta, çekirdek derlemesine en çok destek olanlar listesinde Microsoft'un yazılımcıları bile giriyor. Her ne kadar bu destek  Hyper-v sanallaştırma ürünü için bile olsa, bu iyi niyete öyle hemen kanmamak lazım. Microsoft, her ne kadar kendisinin GNU/Linux dünyasının en iyi dostu olduğunu savunsa da, önce bu tezat ifadeyi kendisi kabullenebilmesi lazım. Android'e açılan patent davalarını açan da kendisi, destek verdiğini iddia eden de.

Ne kadar Android yüklü akıllı telefon ya da tablet ürünü satılırsa, kullanıcılar GNU/Linux dünyasının ürünü olan Android'e o kadar alışır. Google kar etmek için bunu yapar elbette. Ama arm işlemcili ürünler ya da İntel işlemcili en son ürünler, Android platformuyla piyasaya sürülmeye devam edecek. Zaten sunucu piyasasında kendini kanıtlayan özgür yazılım dünyası, son kullanıcı tarafında da kendini kanıtlayabilir böylece. Asıl kilit konu; masaüstü ürünlerinde olan güç bölünmesinin şimdi de yapılmaması. Burada önemli olan, birkaç şirketin para kazanması değil, GNU/Linux dünyasının hak ettiği yere gelmesi. Teknoloji çöplüğü olan Microsoft ve onun gibi şirketlerin sonunun geldiğini herkes yakında anlayacak. GNU/Linux dünyasını takip etmeye devam edin.



Bu yazının lisansı Pardus-Linux.Org eDergi 34. Sayı'daki lisansı ile aynıdır. Lisanslar hakkında bilgiyi lisanslar sayfamızda bulabilirsiniz.

Etiketler :

Yorumlar