Bir Avuç Oyun

Bir Avuç Oyun

Emeği Geçenler : Hamit Giray Nart,
Siteye Eklenme : 22-08-2011
Yayımlandığı Sayı : 33
[eDergi 33. Sayı]
[33. Sayının Çevrimiçi Konuları]
[Tüm Çevrimiçi Konular]

Bazı oyunlar vardır, eski zamanlardan esintiler getirir ekranlarımıza. Bazı oyunlar vardır, birkaç basit piksel grafikle bağlar ekrana bizi ve karşı durur vıcık vıcık shaderlara bulanmış grafiklere. Kimimiz rekor uğruna kendini bağlar, kimimizse ofisteki bilgisayarında gizli gizli oynar bu oyunları. Smile En fazla birkaç MB boyutunda olurlar. Kolayca çalıştırır, hemencecik başlar ancak kolay kolay çıkamazsınız işin içinden. İşte size avucunuza sığacak GNU/Linux oyunlarından bir demet. Smile

Penguin Command

2600 yılında bir nükleer savaşın içindesiniz. Nükleer füzeler, kentlere yağmur gibi yağıyor. Siz de emrinizdeki füze kalkanı, yani karşı füzelerle, koruma bölgeniz içindeki kentlere düşen nükleer füzeleri havada imha etmeye çalışıyorsunuz.

Atari'nin 1980'de çıkan efsane oyunu “Missile Command”ı, klasik salon oyunu oyuncusu olanların bilmemesine pek imkan vermiyorum. Penguin Command, bu oyunun GNU/Linux klonu. GPL ile lisanslanmış olan oyun, tam anlamıyla platform bağımsız.  Windows, GNU/Linux, MacOS, BeOS, Amiga, FreeBSD, Solaris ve AROS platformlarını destekliyor.

Oyun, PLO Pisi deposunda mevcut. Bu depo kurulu olanlar Pisi arabiriminden ya da konsola sudo pisi it penguin-command yazarak kurabilirler. Ancak kaynak koddan derlemeniz de mümkün. Öncelikle, bağıl paketlerini kurmanız gerekiyor. Bunlar:

  • libsdl-devel
  • sdl-image-devel
  • sdl-mixer-devel

Bunları PiSi'den kurabilirsiniz. Sonrasında sitesinden [1] kaynak kodunu indirerek,

./configure --prefix=/usr
make
sudo make install

komutları ile derleyebilir, ve “penguin-command” komutu ile oyunu başlatabilirsiniz.

Oyun için, Missile Command klonu demiştik. MC'yi bilenler için daha da bir şey söylemeye gerek kalmıyor zaten. Ancak kısaca açıklamak gerekirse: Yerde bulunan altı adet kentinizi korumak için, bunların başlarında bulunan üç adet anti-füze silahından fırlattığınız karşı füzelerle, yukarıdan kentlerinize atılan nükleer füzeleri şehirlerinize ulaşmadan havada imha etmeniz gerekiyor. Bunun için, attığınız füze patladığında, yukarıdan gelen düşman füzesinin bu patlama içinde kalması gerekiyor.

Üç füze rampamızdan soldakini sol fare tuşu, ortadakini orta fare tuşu, sağdakini ise sağ fare tuşu ile ateşliyoruz. Hedef imlecini ise fare ile oynatıyoruz. Yani kontroller de oyun kadar basit.

Oyunda iki mod var. Normal modda, dalga dalga gelen saldırıları püskürtüyoruz. Ancak biraz daha yavaş olan bu modda, füzelerimiz sınırlı. Arcade modda ise, adeta nükleer füze yağıyor. Her kademede, bir kent kazanıyorsunuz. Ancak bu modda sizin karşı füze sayınız ise sınırsız. Sağ kalan kentler içinse puan alamıyorsunuz. Kesilmeyen füze yağmuruna mümkün olduğunca uzun süre dayanmaya çalışıyorsunuz. Normal modda, mümkün olduğunca az füze harcayarak, bir an önce saldırı dalgasını bitirmeye çalışın. En doğru hareket, nükleer füzeleri ve akıllı bombaları, mümkün olduğunca yukarıda karşılamaktır. Böylece daha az füze harcamış olursunuz. Sağdan soldan geçen uçakları vurursanız, ekstradan puan kazanırsınız.  Arcade modda, mümkün olduğunca hızlı bir biçimde füze ateşlemeniz gerekecek. Kentlerinize mümkün mertebe yakın bir mesafede, seri füze atışları ile bir patlama duvarı oluşturun ve bu duvarı, gedik vermeyecek biçimde korumaya çalışın. Ancak her iki mod için dikkat etmeniz gereken şey; nükleer bombalar füze rampalarınızı vurursa, vurulan rampayı kaybediyor ve artık oradan ateş edemiyorsunuz. Tüm kentleriniz vurulursa, oyunu kaybediyorsunuz.

Oyunun grafikleri basit ama hoş. Müzikler ise gerçekten çok güzel. Oyunda herhangi bir hata ya da kararsızlık gibi bir durumla karşılaşmadım. Oldukça hızlı ve zevkli bir oyun.

Don Ceferino – Hazana

Dünya uzaylıların istilasına uğramıştır. Uzaylıların balona benzeyen silahları, dünyanın çeşitli şehir ve noktalarında terör estirmektedir. İki kardeş, bu uzaylı istilasına direnir ve dünyayı uzaylıların silahlarından temizlemek için yola koyulur. Hikaye, 1989 yılında Capcom tarafından yapılmış bir salon oyunu olan Pang oyununun hikayesi. Yaaa! Salon müdavimleri, hemen tanıdınız değil mi?Smile

Dünyanın diğer köşesinde (Meksika'da) ise Don Ceferino adlı basit bir çiftçi, olan biteni gazeteden okumaktadır. Pek de umurunda değildir istila falan. Ama bir gece, bir uzay gemisi, Don Ceferino'nun çiftliğine gelir ve biricik değerli ineğini, sevgili Berta'sını kaçırır. İşte bunu yapmayacaklardı! Don Ceferino, bıçağını kaptığı gibi, ineğini kurtarmaya koyulur. Her oyunda dünyaları ya da prensesleri kurtaracak değilsiniz ya. Bu sefer de bir ineği kurtarın. Smile

Oyunun iki kötü yanı var. İlk olarak sadece 32 bit dağıtımlarda çalışıyor. Yani oynayabilmek için Pardus 2011'in 32 bit sürümü üzerinde çalıştırmanız gerekiyor. İkinci olaraksa, inşa dosyalarındaki bir hata yüzünden,  kaynak koddan derleme yapılamıyor. Sitesinden [2] indireceğimiz Debian (*.deb) paketi ile kurulum yapabiliyoruz.

Kurulum için, önce bağıl paketleri kurmamız gerekiyor. Bunlar:

  • libsdl
  • sdl-mixer
  • sdl-image

Sonrasında, oyunun Debian paketini indirip, içini açıyor ve içinden data.tar.gz dosyasını alıyoruz. Aldığımız, data.tar.gz dosyasını arşiv yöneticimiz ile açıyoruz. Açılan dosyanın içinde, GNU/Linux dizinleri göreceksiniz. Yapmanız gereken, bu dizinler altındaki dosyaları elle, sisteminiz içindeki aynı dizinlerin altına atmak. Ortak olan dizine kadar gidin. Sonra dosyaları olduğu gibi, sisteminizdeki aynı dizin altına açın. Bunu yapmanın en kolay yolu, root olarak Dolphin'i açmak ve arşiv yöneticisinden dosyaları alarak, Dolphin'de aynı dizin altına sürükleyip bırakmak. Ancak Pardus uyumluluğu açısından, Debian paketi altındaki /usr/games dizini altında bulunan ceferino, ceferinosetup ve ceferinoeditor dosyalarını /usr/bin dizini altına atın. Böylece hem Pardus dizin hiyerarşisini bozmamış, hem de konsola “ceferino” yazarak oyunu başlatma şansına sahip olursunuz. Açtığınız data.tar.gz içinde bir de /share/menu dizini göreceksiniz. Pardus'ta böyle bir menü olmadığı için burayı açmamıza gerek yok. Ama onu yerine, KDE menüsünde ya da panelde bir başlatıcı oluşturarak, komut kısmına “ceferino” yazabilirsiniz.

Oyunumuz Pang klonu demiştik. Ancak Pang'dan farklı olarak, bulanık bir çöl manzarası, arka plan olarak kalıyor. Ceferino, çevrede zıplayıp duran uzaylı baloncukları patlatmak için ipli fırlatma bıçağını kullanıyor. Yön tuşları ile Ceferino'yu yönlendirirken, X tuşu bıçak fırlatmaya, C tuşu ise, Ceferino'nun yüzünün dönük olduğu yöne doğru depar atmamızı sağlıyor.

Oyunda balonlardan ya da kırılan platformlardan güçlendirme ve ekstra silahlar düşüyor. İlk anda, tek bir bıçak atabiliyorsunuz, ancak düşen fırlatma bıçaklarını topladıkça arka arkaya bıçak fırlatma olanağınız oluyor. Çatalı alırsanız, attığınız bıçak, tavana yapışıyor ve bir süre orada kalıyor. Düşen fındığı alırsanız (bomba oluyor kendisi) Ceferino yüzünün dönük olduğu tarafına sallıyor ve bir balona çarparsa patlayarak o balonu ve çevresindeki balonları yok ediyor. Saat ise geçici bir süre balonları donduruyor ve size zarar vermelerini önlüyor. Oyunda 30 bölüm var. Ancak ceferinoeditor ile kendiniz de bölümler yapabiliyorsunuz.

Menüden “new game” ile yeni oyuna başlıyorsunuz. “how to play” size kontrol tuşlarını gösteriyor. “options” kısmı ise yok. Girdiğinizde size, konsoldan ceferinosetup komutunu çalıştırmanızı söylüyor. Çalıştırdığımızda, önümüzdeki seçenekler sırayla ekran çözünürlüğü (320*240 ve 640*480 var), tam ekran aç / kapa (“Si” (evet) aç, “no” (hayır) kapa demek), müzik aç / kapa, ses efektleri aç / kapa, iptal ve ayarları kaydet. Seçenekler menüsü İspanyolca Smile

Pang ile küçük farkları var. İlk olarak, balonların boyutları ne olursa olsun, hepsi aynı yüksekliğe kadar zıplıyorlar. Yani Pang'daki gibi, büyük olanlar yükseğe zıplarken, küçükler alçakta kalmıyor. Ama işin kötüsü, hepsi alçakta zıplıyor. İkinci olarak, Don Ceferino, güçlendirme bakımından Pang'dan oldukça geri. Yukarıda belirttiğim güçlendirmelerden başka yok. Üçüncü olarak, Don Ceferino, Pang karakterlerine göre oldukça çevik. Eğilebiliyor, depar ve taklalar atarak, balonlardan kaçabiliyor. Son olarak, Don Ceferino tek kişilik bir oyun.

Oyunun müziği, sürekli bir ritmden ibaret ve bir süre sonra sıkmaya başlıyor.  Ses efektleri de basit. Bu mini oyunun kendisinde bir hata ile karşılaşmasam da bölüm editöründe, bölümlere güçlendirmeleri yerleştireceğimiz kısma tıkladığımızda, düzenleyici kapanıyor. Muhtemelen bir hata. Oldukça eğlenceli ve hızlı  bir oyun. Sonu ise oldukça komik. Ama söylemeyeceğim, kendiniz bitirip öğrenin. Smile

Between The Worlds

Oyun, hikaye olarak biraz ilginç. Amerika'nın sessiz ve sakin bir kasabası, birden bire bir suç mahalline döner. Öyle ki yerel polis gücü etkisiz kalmıştır.  Tek umutları, sezonluk bir dedektif olan sizsiniz. Olayı araştırmaya başladıkça, aslında kasabadaki suç dalgasına, bir büyücünün yaptığı bir lanet büyüsünün yol açtığını buluyor ve durdurmaya girişiyoruz.

Ama oyun hiç de tahmin ettiğiniz gibi bir aksiyon ya da macera oyunu değil, bir bulmaca ve şekil bulma oyunu. Aslında büyük ve çocuk herkesin oynayabileceği bir oyun.

Hikayeye paralel olarak, gittiğiniz yerlerde, suça delil olacak nesneleri topluyorsunuz ve mahalde saklı olan büyü tılsımını bulmaya çalışıyorsunuz. Burası oyunun şekil bulma bölümü. Tılsımı bulduktan sonra tılsım sizi büyücünün olduğu dünyaya götürecek. Burada ise büyücünün tılsımını yok etmeniz gerekiyor. Bunun içinse büyücünün tuzaklarından kurtulmanız gerek. Bu tuzaklar ise bulmacalardan oluşuyor. Tuzaktan kurtulmak ve tılsımı yok etmek için bulmacayı çözmeniz gerekiyor.

Oyunun bir kurulum aşaması yok. Sitesinden [3] indirip, açtığınız tar.gz dosyasının içindeki uspy dosyasını çalıştırmanız yeterli. Ancak oyun, 64 bit dağıtım altında çalışmıyor. Oyunu oynayabilmek için Pardus'un 32 bit sürümü altında çalıştırmanız gerekiyor. Bağıl paketleri:

  • libsdl
  • sdl-mixer
  • sdl-image

Oyunun menüsünden “Play” kısmına girdiğinizde, iki dedektif karakterinden birini seçiyoruz. Oyuna bir etkisi yok. “Map” kısmında ise, oyunda oynadığımız geçmiş bölümleri tekrar oynamamızı sağlıyor. “Options” kısmındaysa yalnızca ses ve tam ekran/pencere seçenekleri var. “Info” bölümlerin kaçını bitirdiğimizi ve ne kadar kaldığını gösteriyor.

Oyunu oynayabilmek için biraz İngilizce gerekiyor. Bölgede bulunan ve oyunun menü barındaki yazılı nesneleri bulmanız gerekiyor. Yazılı sırayla olmasa da, sadece orada görünen nesneleri alabiliyorsunuz. Altta, bulunduğunuz yerde kaç nesne kaldığı ve yanında da kaç tane gizli nesne olduğu görünüyor. Gizli nesneler kutu, çekmece gibi açılan yerlerden çıkıyor. Eğer bir nesneyi bulmakta zorlanıyorsanız, en üstteki “Get Hint” ile nesnenin belirmesini sağlayabiliyorsunuz. Ancak sonraki ipucu için bir hayli beklemeniz gerekir.

Büyücü tarafında da durum çok farklı değil. Ancak orada, şekil bulmak yerine, karşınıza çıkan bulmacayı çözmek durumundasınız. Burada, yardımcınızın sözlerine dikkat edin, bulmacanın amacını size o açıklayacak. Eğer, bulmaca sizi zorlarsa, “Skip Puzzle” yazısına tıklayarak, bulmacayı geçebilirsiniz.

Oyunun hikayesi enteresan olmuş. Ancak oyunu oynarken, yanınızda bir İngilizce sözlük olması iyi olur. Oyun ilerledikçe nesneleri bulmak zaten zorlaşıyor, bir de ne olduğunu bilmediğimiz şeyleri görebilmek çok zor olur sanırım. Smile

Müzikler de oldukça güzel ve bölümden bölüme değişiyorlar. Oyun, toplamda 32 bölümden oluşuyor. Buna büyücünün bulmaca bölümleri de dahil. Oyun, eğlenceli zaman geçirmenizin yanında, İngilizce kelime dağarcığınıza da mutlaka katkıda bulunacaktır. Smile

Ghostbusters 2

Eğer mahallenizde yabancı bir şeyler oluyorsa, kimi çağırırsınız? Hayalet avcılarını!
Bu oyun, Windows, Mac ve GNU/Linux için mevcut. Ama ben bu oyunu ilk olarak Commodore 64'te oynamıştım. Grafikleri böyle değildi elbette. Smile

Oyunun bir kurulum aşaması yok. Sitesinden [4] indirdiğimiz, *.zip dosyasını açıyoruz. Oyun platform bağımsız ve tüm kurulumları tek pakette geliyor. Açtığımız dizinin altında “GhostbustersII_Linux.zip” şeklinde ikinci bir *.zip dosyası var. Bunu açtığımızda aynı isimde bir çalıştırılabilir dosya çıkacak içinden. Bunu da olduğu dizinin altına açıyoruz. Bu dosyayı çalıştırarak oyunu başlatıyoruz. Ama önce sistemimizde oyunun bağıl paketi olan libsdtc++ paketinin yüklü olması gerekiyor. Bu oyun da sadece 32 bitlik Pardus altında çalışıyor.

Oyunun hikayesi, film ile aynı. Oyun filmin üç sahnesini oynamamızı sağlıyor. İlk bölüm, hayalet avcısı Ray'in New York lağımlarına indiği sahne. Burada Ray olarak kanala inerek, aşağıda akan çamurdan bir örnek almaya çalışıyoruz.

Ray'i ok tuşları ile yönlendirirken, silah seçimimizi X tuşu ile yaparken Z tuşu ile ateş ediyoruz. Sol üst köşede Ray'in portresinin sol tarafındaki bar, Ray'in cesaretini gösteriyor. Dolanan hayaletler ve duvarlardan çıkan eller tarafından yakalandıkça, Ray'in cesareti azalıyor. Biterse düşüyorsunuz. Sağ taraftaki bar ise ipin gücünü gösteriyor. Kurukafa şeklindeki hayaletler ipi kemiriyorlar. Bu bar biterse, ip kopuyor ve yine düşüyorsunuz. Silahlarınız ise hayaletleri uzak tutmaya yarıyor. Ama dikkat edin, silahlarınızın gücü sınırsız değil. Gözünüz sağ yukarıdaki silah gücü göstergesinde olsun. Tükenirse, silahı kullanamazsınız. Silahlarınız, hayalet avcılarının meşhur proton kutuları (sırt çantaları), proton bombası ve proton kalkanı. Bir de dipteki çamurdan örnek almanız için gereken toplayıcı, üç parça halinde kuyunun duvarlarında. Yani bir de onu toplamanız gerek.

İkinci bölümde ise, filmdeki yürüyen Hürriyet Heykeli'ni oynuyoruz. Heykel yürüdükçe, havada uçan ve yerde yürüyen hayaletler heykele doğru geliyorlar. Heykelin önünde uçuşan ve sizin kontrolünüzde olan bir ateş topu heykeli koruyor. Bu ateş topu ile heykele doğru ilerleyen hayaletleri vurarak yolu temizliyorsunuz. Heykel, çamur sayesinde hareket ediyor ve çamur miktarı, sağ yukarıdaki kavanozda gösteriliyor. Bu çamur biterse oyunu kaybedersiniz. Ama ateş ederken de dikkat edin. Her ateş, heykelin gücünü azaltıyor. Yani havaya fazla ateş etmeyin. Vurulan hayaletler çamura dönüşüyor ve yere düşüyorlar. Heykelin ardından gelen insanları X tuşu ile heykelin önüne göndererek, yere dökülen çamurları toplatabiliyoruz. Toplanan çamur, heykelin gücünü arttırıyor. Ama yerden gelen hayaletleri vurmadan, insanları göndermeyin.

Üçüncü bölüm ise müzede Vigo ile hayalet avcılarının çarpıştıkları sahne. Burada X tuşu ile hayalet avcımızı seçiyoruz. İkisinde çamur topu, ikisinde ise proton kutuları var. İlk önce bebeği beşiğinden kaçırıp, Vigo'nun uşağını ardından Vigo'nun kendisini yok etmemiz gerekiyor. Sol üstte, oynattığınız hayalet avcısının portresi, enerji ve cephane durumu görünürken, sağ üst köşede ise Vigo'nunki görünmekte.

Sesler, grafikler ortalama. Ama oyun için oldukça yeterli. C64'te oynadığım bu oyunu, daha gelişmiş olarak PC ortamında oynamak, benim gerçekten çok hoşuma gitti. Ancak biraz zor bir oyun olduğunu belirteyim. Zorluk seviye ayarı da yok. Eğer çok zorlanırsanız, bölümün isminin olduğu ekranda, “n” tuşuna basarak sonraki bölüme atlayabilirsiniz. Smile

Caph

“Bu ne böyle be??!! Bu oyun mu yani şimdi?”, Caph'ı başlattığımda verdiğim ilk tepki oldu. Gerçekten de şimdiye kadar oynamış olduğum en tuhaf oyunlardan birisi. Oyuna, bulmaca (puzzler) tarzı bir oyun diyebilirim. Şöyle bir daha baktığımda da, aslında sanırım başka da birşey diyemem.
Oyun, sanırım kendine has bir tarzda. Yerçekimi, denge ve hareket mekaniğine dayalı bir bulmaca oyunu.

Kurulum için, sitesinden [5] indireceğiniz kaynak kodunu derlemeniz gerekiyor. İlk olarak oyunun bağımlılıklarını kurmanız gerekiyor. Bunlar:

  • libSDL
  • libpng

Sonrasında, açtığınız Caph dizini altındaki /src dizinine giderek, sırasıyla

./confg (./config değil)
./build

komutlarını veriyoruz. Bu işlemden sonra, Caph dizini altında, önceden boş olan, /bin dizini altında oluşan caph çalıştırılabilir dosyasını çalıştırarak, oyuna başlıyoruz.

Oyunda, kırmızı daireyi, yeşil daireye değdirmeniz gerekiyor. Bunun için çeşitli araçlar kullanıyorsunuz. Bunları kaleminiz ile ekranın herhangi bir yerine, herhangi bir şekil ve büyüklükte çizmeniz mümkün. Farenin sol tuşuna basılı tutarak, kullanmak istediğiniz şekli çiziyorsunuz. Farenin düğmesini bırakınca ise, çizdiğiniz şekil, yerçekimi ve hareket kuralları çerçevesinde , hareket ederek diğer şekilleri hareket ettiriyor. Çizdiğiniz şekiller, birbirlerine temas ettikleri noktalardan, birbirlerine tutunuyorlar. Bu özelliği, “h” tuşu ile açıp kapatabiliyorsunuz. Ancak bu özelliği kapatmanız, cisimlerin birbirlerini etkileşimini önlemiyor, bilginiz olsun. Çizebileceğimiz şekil tiplerini ise, farenin sağ tuşu ile seçiyorsunuz. Kalem imleciniz  koyu gri ise çizdiğiniz şekil ağır bir metal olacaktır. Mavi renk, ip çizeceğiniz anlamına gelir. Yeşil renk ise, yumuşak metal bir tel çizeceğiniz anlamına gelir. “d” ya da “Esc” tuşu ise, sondan başlayarak, çizdiğiniz şekilleri siler. “t” tuşu ise zamanı durdurur.

Oyunda zamanı durdurmak, hile gibi görünebilir ama kesinlikle değil. Süre kısıtlaması yok, ama düşünmek için zamanı durdurmak isteyebilirsiniz. Bazense durdurmak zorunda kalacaksınız. Örnek kırmızı daireye bir ip çizdiniz ve ipin ucunu kırmızı dairenin aşması gereken bir engelin ötesine atarak, ucuna büyük bir metal daire çizdiniz. Bu daire, kırmızı topu hızla çekerek, engelin üzerinden geçirecektir. Ama diyelim ki, engelin hemen üzerinde iken kırmızı daireyi başka tarafa çekmeniz gerekiyor. Zamanı durdurup, ipi ve metali sildikten sonra, kırmızı daireyi istediğiniz tarafa çekecek tertibatı çizmek için zamanı durdurmak zorunda kalacaksınız. Oyunda, bu tip şeylerle çok sık karşılaşacaksınız. Arka zeminde ise, bölümü geçmenizi sağlayacak ipuçları bulacaksınız. Örnek, ilk bölümü hemen açıklayayım. Mesela, ilk bölümün arka planında, kırmızı daireyi sağa doğru hareket ettirmemiz gerektiği belirtiliyor. Bunu nasıl yapacağınız da yazıyor. Büyük bir, kuyruklu “P” harfi şeklinde ağır metal bir şekil çizip, kırmızı daireye kuyruğun ucunu temas ettiriyorsunuz. P harfi yere doğru hızla düşerken, kırmızı daireyi de havaya kaldırıyor. P'nin ucu yere değmeden, “Esc” ya da “d” ile metal P'yi sildiğiniz zaman, kırmızı daire, mancınıktan fırlatılmış gibi sağa doğru fırlıyor. Bunu birkaç kez tekrar ettiğinizde, yeşil daireye ulaşarak, sonraki bölüme geçiyorsunuz.

Oyunlar gerçekten çok eğlenceli. Bunların arasında favorim Penguin Command. Don Ceferino ve Between The Worlds çok eğlenceli oyunlar. Ghostbusters II, gerecek kadar zor. Caph ise klavye yedirtecek cinsten. Hepsini indirip, deneyin derim. Atın USB diskinize, götürün işte de gizli gizli oynayın (örnek çalışan Smile ). Sonraki sayıya kadar, kalın sağlıcakla....

[1] http://www.linux-games.com/penguin-command/
[2] http://www.losersjuegos.com.ar/juegos/ceferino
[3] http://www.wegroup.org/hidden-object-games/between-the-worlds.html
[4] http://www.parkproductions.btinternet.co.uk/ghostbustersII.htm
[5] http://sourceforge.net/projects/caphgame/



Bu yazının lisansı Pardus-Linux.Org eDergi 33. Sayı'daki lisansı ile aynıdır. Lisanslar hakkında bilgiyi lisanslar sayfamızda bulabilirsiniz.

Etiketler :

Yorumlar