Winch Gate, 06 Mart 2010 tarihinde Ryzom’un kaynak kodlarını açarak, oyunu özgür yazılım topluluğuna kazandırmıştı. Kaynak kodu, Özgür Yazılım Vakfı‘nın Affelo GPL (AGPLv3) ve Creative Common (CC-BY-SA) lisanları ile lisanslı. Ryzom çekirdeği, Ryzom’un kendisi ve Ryzom tabanlı ve açık kaynaklı başka MMORPG oyunları geliştirmek için gerekli olan platform. Eğer bir geliştirici iseniz, Ryzom çekirdek topluluğuna katılabilir, kaynak dosyalarını SourceForge‘dan indirip, çalışmaya başlayabilirsiniz.
Winch Gate teknoloji şefi, Vianney Lecroart “GNU/Lnux oyuncuları, Ryzom’un çalışmaya hazır istemcisini indirebilir ya da kaynak kodlarını indirerek, kendi istemcilerini yapabilirler.” diyor. Oyunun 1.4GB boyutundaki istemcisini indirdikten sonra, sitesinden hesap açıyorsunuz. 21 günlük ücretsiz deneme hesabından sonra devam edebilmeniz için, ücret ödemeniz gerekiyor. Oyunun, 1 – 3 – 6 aylık ve 1 yıllık ödeme seçenekleri mevcut.
Sadece bu kadar da değil. Ryzom’un GNU/Linux istemcisinin çıkması şerefine, bir oyun içi yarışma da başlatıldı. Yarışmaya katılmak için yapmanız gereken, oyunu indirip, 21 günlük ücretsiz hesabınızı açtıktan sonra, karakterinizi oluşturup, oyuna başlamak. Yarışma, oyunda bir görev aslında. Oyunun geçtiği yerlerden biri olan Silan civarına yerleştirilmiş 7 adet GNU/Linux dikili taşını bularak, üstlerinde yazılı soruları cevaplamanız gerekiyor. Soruyu bir kere cevaplayınca, cevabınızı değiştiremiyorsunuz. Tüm soruları cevapladığınız zaman, yarışmayı tamamlamış oluyorsunuz. Soruları doğru şekilde cevaplayan oyunculardan bir tanesi, ZaReason TerraHD Linux Neetbook bilgisayar ya da karşılığı olan $450 para ödülü kazanırken; iki oyuncu da 1 sene ücretsiz üyelik kazanacak. Yarışma 10 Ocak 2011 tarihinde sona eriyor.
Kaynak: linuxgames.com
Paylaş:
Bilindiği üzere ChromeOS, İnternet uygulamalarıyla çalışmak üzere tasarlanan, Bulut tabanlı, Linux çekirdeğini kullanan açık kaynak bir yapıya sahip. Geçen sene projenin, 2010 yılı sonlarında çıkacağı duyurulmuştu. Ancak 17 Kasım 2010 tarihinde söylenmiş bu sözler, ChromeOS’un çıkışının 2011 yılına geçeceğini gösteriyor.
Schmidt, ChromeOS’un tablet ve netbook bilgisayarlar için yapılandırılmış olsa da, açık kaynaklı olduğundan, her yerde kullanılabileceğini belirtiyor.
Aynı zamanda, Andoid’in yeni sürümü Gingerbread’in de birkaç hafta gecikeceğini belirten Schmidt, ChromeOS’un ertelenmesinin sebepleri ile ilgili bir açıklama yapmadı. Bazıları iPad karşısında, Google’ın stratejilerini gözden geçirdiğini ileri sürerken; ağırlık kazanan görüş ise, ChromeOS’un önemli bir parçası olan ve uygulamaları İnternet tarayıcısına getiren Google Web Store’da yapılan geliştirme çalışmalarını gecikmesi yönünde.
Paylaş:
Ancak saat zorlama yaması, berberinde birçok potansiyel riski de getiriyor. Yama, Nouveau DRM sürücüleri sysfs (sanal dosya sistemi) ile voltaj ve saat değiştirmesi yapabiliyor. Yani kısaca yama, tüm nVidia kartlarında çalışamayacağı gibi, aşırı ısınma ve kartı yakma gibi potansiyel tehlikeleri barındırıyor. Martin bu yamayı, Linux kernel 2.6.38 sürümüne gömmeyi planlıyor.
Yama, hâlâ çok yavaş olan Nouveau için, şu noktada pek de tatmin edici olmasa da, çekirdek, bellek ve grafik oluşturma saat hızlarının, Nouveau tarafından tespit edilebilmesi ve yeni sysfs kontrol noktalarına aktarımı bakımından önemli. Yama, nVidia ısı ölçüm modülleri ile de haberleşemiyor. Yani, kartınızın aşırı ısınıp ısınmadığından emin olamıyorsunuz.
Martin, kendi Quadro NVS 140M’sinin çekirdek ve bellek saat hızlarını %166; grafik oluşturma saat hızını ise %125 kapasiteye zorlamayı başardı. Yama, tüm nVidia GPU’larında çaışmıyor; ancak NV84 ve NV86 ASIC’lerde sorun çıkarmıyor. Ayrıca, kartın saat zorlaması için X sunucusun kapatıp, TTY konsoluna geçmeniz gerekiyor.
Yama ve diğer gelişmelerle ilgili ayrıntılı bilgilere, Nouveau e-posta lisesinden ulaşabilirsiniz.
nVidia, donanım teknolojisinin ele geçirilebileceği endişesi ile gelişmiş GNU/Linux sürücülerinin kaynak kodunu kapatmıştı.
Kaynak: phoronix.com
Paylaş:
Martin, Avrupa çıkışından sadece üç saat sonra, GNU/Linux dizüstü bilgisayarında yazdığı kodla, derinlik ve RGB resimlerini algılayarak, bunu bir OpenGL ekranı üzerinde oynatmayı başardı. Sürücüleri yazan Martin’in, bir Xbox 360 konsolu bile yok. Adafruit, sürücünün çalıştığını doğruladıktan sonra, Martin’e 3000 dolar para ödülü verdi. Martin bu parayı, aralarında Wii ve iPhone geliştirme takımından kişilerin de bulunduğu ve birlikte çalışmalar yaptığı Team Twiizers’ın çalışmaları için donanım ve “hack” gereçleri tedarik etmek için kullanacağını belirtti. EULA efendisi Microsoft’un konsolunda ise, artık açık kaynaklı bir sürücü var. ![]()
Martin’in yazdığı açık kaynaklı Kinect sürücülerini, buradan indirebilirsiniz. Adafruit, ayrıca Electronic Froniter Vakfı‘na (EFF) da 2000 dolar bağışta bulundu. EFF, dijital hakları ve “hack” özgürlüğünü korumaya çalışan bir vakıf. Eğer Microsoft, Kinect sürücüleri ile yasal yollar ve kapanma gibi bir planda bulunursa, direnecek vakıf EFF.
Kaynak: h-online.com
Paylaş:
Ancak şu da var; kodların “code drops” olarak platformda bulunması, geliştiricilerin, F# dilinin kendisi üzerinde geliştirme yapmalarına müsaade etmiyor. Yani, F# dilinin geliştirilmesinde kontrol, Microsoft F# Geliştirime Merkezi‘nde olacak. Bu merkez, F# dili ikili dosyalarını geliştirip yayınlamaya devam edecek.
F# programlama dilinin fonksiyonları, Haskell gibi geliştirilebilir değişkenlere izin veren dillerden türeyen Caml ve OCaml olarak da bilinen, ML’den geliştirilmiştir. F#; statik yazım, yazım tanımlama, istisnai durum düzeltme, özel algoritma tanımlama mekanizmaları üzerine kurulu. F#’ın nesneye yönelik kısımları ise, C# tabanlı.
kaynak: h-online.com
Paylaş:
Genel Görünüm:
Genel görünümde çok köklü değişiklikler gözlenmiyor ama dikkatli bakılınca farkedilen ve önemli bir amaca yönelik olduğu anlaşılan iki değişiklik var. Adres çubuğu altındaki yer imleri çubuğu ve ekranın en altındaki durum çubuğu artık yok. Yer imleri çubuğunu isterseniz menü çubuğuna sağ tıklayarak geri getirmeniz mümkün ama durum çubuğunun işlevleri adres çubuğuna yüklenmiş. Bu iki çubuğun öntanımlı olarak kapalı gelmesi, tarayıcının sayfa alanını arttırmış. Böylece tam ekrana yakın bir sayfa alanı yakalanmış. Firefox 3.x serisinde adres çubuğunun solunda olan “yenile” ve “durdur” düğmeleri, adres çubuğunun bitimine alınmış ve artık bu iki işlevi tek düğmeden yönetmeniz mümkün.
Görünümdeki bir diğer değişiklik ise adres çubuğunun Chrome tarayıcısındaki gibi sekmenin altında olması. Tabi ki bu özelliği de menü çubuğuna sağ tıklayarak geri almanız ve alıştığınız sekme üstü adres çubuğuna geri dönmeniz mümkün ama yeni biçimi daha çok seveceğinize eminim.
Arama motoru çubuğunun hemen yanına eklenen yer imleri butonu, bu haliyle daha erişilir ve pratik olmuş.
Yeni İşlevler:
Panorama: Sekme çubuğunun en sağında yer alan panorama düğmesine tıkladığınız zaman açık olan sekmelerinizi görebiliyorsunuz, bunları sürükle-bırak tekniğiyle gruplara ayırabiliyorsunuz ve bir gruptaki pencerelerden birine tıkladığınızda diğer pencereleri görmüyorsunuz. Aynı anda pek çok sekmeyle çalışırken çok faydalanacağınız bir özellik olduğundan emin olabilirsiniz.
Sync(Eşitleme):Artık farklı bilgisayarlarda kurulu olan Firefoxlarınıza kaydettiğiniz yer imlerinizi eşitlemek için eklenti kurmanıza gerek yok. Çünkü bu özellik Firefox’ta ön tanımlı olarak bulunuyor. Öncelikle bir hesap oluşturuyorsunuz ve yer imleriniz otomatik olarak yedeklenip dilediğiniz zaman eşitleniyor.
Pin As App Tab(Sekme Sabitlemesi) ve Sekme Kapatmayı Geri Alma: Çok sayıda sekme açıkken önemli sekmelerden birini yanlışlıkla kapatma derdi de artık son buluyor. Sekmenin üstüne sağ tıklayarak “Pin As App Tab” seçeneğini seçerseniz sabitlemek istediğiniz sekmeyi kapatma işareti olmayan bir sekme haline getirebiliyorsunuz. Ayrıca sekmelerden herhangi birine sağ tıklayarak “Undo Close Tab” seçeneğini seçerseniz kapattığınız sekme geri geliyor.
Performans ve Hız:Öncelikle Facebook gibi yüklü içeriği olan bir sayfayı açarak yaptığım denemede Firefox4.0b8pre’nin 78 MB ve 3.6.12′nin 75 MB civarı bellek kullandığını gördüm. Her yeni Firefox sürümü bir öncekinden daha fazla sistem kaynağı tüketiyor ve bu Firefox’un düşük güçlü eski bilgisayarlarda ve netbooklarda şansının günden güne azalması ve Chrome’un biraz daha öne çıkması demek. Bunun dışında Firefox 4.0b8pre, 3.6.12 ye göre daha hızlı. Ayrıca Acid3 testinde 3.6.12 94/100 alırken 4.0b8pre 97/100 alıyor ve bu da başka bir iyileşmeye işaret ediyor.
Netice olarak dış görünüş olarak çok radikal farklılar içermeyen Firefox 4.0, işlevsellik yönünden benden tam not aldı. Bir de uyarı: Sistem kaynakları tüketimi üzerinde ciddi iyileştirmeler yapılmazsa Firefox yakın bir zamanda netbooklar ve güçsüz bilgisayarlar için anlamlı bir tarayıcı seçeneği olmaktan çıkacak. Sanırım Mozilla yetkilileri bunu da göz önüne alıyorlardır.
Paylaş:
Mozilla Firefox ve Firefox tabanlı tarayıcılar, arabirim olarak XulRunner’ı kullanıyorlar. Firefox eklentileri de bu arabirim üzerinde geliştiriliyor. XUL’u sadece Gecko motoru tam olarak destekliyor. Elbette, Atul Varma’s Cuddlefish ve JetpackSDK da Xulrunner ile birlikte kullanılıyor.
“Chromeless” tabiri ise -Mozilla’nın belirttiğine göre-, bu uygulamaların kaldırılması durumunda, geliştiricilerin, XulRunner tabanlı uygulamaları oluşturmak için önlerine gelen “boş tuval” dedikleri tabana atfen verilmiş. Mozilla, XULRunner kullanımının, bir tarayıcı geliştirme ve kişiselleştirme işini daha kolaylaştıracağı görüşünde.
Chromeless projesi henüz pre-alpha aşamasında. Şu anda projenin üzerinde yoğunlaştığı çalışma, bir İnternet tarayıcısını, bir çalışma platformu haline getirebilmek. Mozilla Labs’ın belirttiğine göre, Chromeless şu an için, HTML sayfasını yükleyip, tarayıcı kullanıcı arabiriminde (UI) görüntüleyebilme özelliğine sahip. Sonrasında ise özelleştirilmiş API’lerin tarayıcıya entegre edilmesi geliyor. Bunların başında CommonJS ve temel DOM kuralları geliyor. Ardından ileri düzey web teknolojileri ve hatta işletim sistemine göre değişkenlik gösterecek bir menü penceresi eklenmesi bile tasarlanıyor. Bir başka el atılması gereken bölüm ise, İnternet tarayıcılarının olmazsa olmazı, güvenlik. Kısaca, Chromeless projesinin işi çok.
Eğer bir geliştirici olarak projeye ilgi duyuyorsanız, buradan kaynak kodlarını indirerek, çalışmaya başlayabilirsiniz.
kaynak: mozillalabs.com, h-online.com
Paylaş:
Önce Open-Solaris’in kepenk kapatması ve ardından mySQL’in ücretli ve kısmen kapalı bir yazılım haline getirileceği söylentilerinin çıkması üzerine eski mySQL üst düzey yöneticileri ve çalışanlarının bir kısmı bir araya gelerek birşeyler yapmaya karar verdi. Ulf Sandberg ve David Axmark gibi Sun öncesi mySQL yönetcilerinin kurduğu SkySQL şirketi, mySQL AB devrinin ruhunu tekrar canlandırarak mySQL kullanıcılarının ihtiyaçlarını karşılamayı hedefliyor. Sanılanın aksine SkySQL, mySQL’in çatallanıp(fork) ondan yeni bir mySQL sürümü yaratılmasını hedeflemiyor. Sadece mySQL’in Sun ve Oracle öncesi haliyle hizmet vermek istiyor. Bunu yaparken de gene eski bir mySQL yöneticisi olan Monty Widenius’un yürüttüğü veritabanı projesi olan MariaDB desteği de sağlanacak. Açık kaynak kodlu mySQL çatallaması olan Drizzle için destek olup olmayacağı konusu henüz belirsiz.
Oracle açık kaynak kodlu yazılıma hizmet mi edecek yoksa ona zarar vermeye çalışacak, bu belirsiz. Son günlerde The Document Foundation ile olan kapışma da gösteriyor ki Oracle bu konuda oldukça özensiz davranıyor. Şimdilik 11 ülkede çalışacak olan SkySQL AB, Oracle’ın yarattığı belirsizlik bulutunu dağıtacak bir alternatif olabilir mi bilmiyoruz ama böyle girişimlerin açık kaynak kodlu yazılım dünyasının özgürlüğünün sürmesi açısından önemli olduğunu düşünüyoruz.
Paylaş:
LibreOffice’in duyurulmasının ardından Pardus geliştiricilerinden Gökçen Eraslan, öntanımlı olarak artık OpenOffice.org yerine LibreOffice kullanımına geçme ihtimaline de dayanarak, LibreOffice’in PiSi paketi inşa dosyalarını hazırlamıştı.
Bugün gelen güzel haber ise, Gökçen Eraslan’ın aşağıda bir kısmını bulabileceğiniz elektronik posta:
2011 kaynak deposunda openoffice paketini silip yerine libreoffice’i aldık. İkili depolarda da aynı işlem gerçekleşecek…
Bunun anlamı, Pardus 2011 kullanıcıları artık özgür bir ofis paketinin, tamamen bağımsız bir kuruluş tarafından hazırlanan LibreOffice paketini kullanacaklar.
LibreOffice paketi, şu an Pardus 2011 depolarına girmiş durumda.
Bu arada, depo katalogları artık bz2 yerine xz ile sıkıştırılacak. Bu nedenle, Pardus 2011′in deneme sürümlerini kullananların depo adresinde bulunan “bz2″ ifadesini “xz” olarak değiştirmesi gerekiyor.
Paylaş:
Linux Kullanıcıları Derneği ve Yeditepe Üniversitesi Bilgisayar Topluluğu tarafından bu yıl ilk kez düzenlenecek olan Özgür Web Teknolojileri günleri, 15-16 Ekim tarihlerinde yapılacak.
İki gün sürecek olan etkinlikte, 40′tan fazla oturumun üç farklı salonda paralel olarak yapılması planlanıyor. Web yazılımları geliştirilenler, web uygulamaları yönetenler, web teknolojileri ve özgür yazılım meraklıları, üniversite öğrencileri ve bilişim sektörü çalışanlarına yönelik bu etkiniliğe herhangi bir ücret ödemeksizin ve kayıt yaptırmaksızın katılabilir, bilişim sektörü uzmanlarıyla tanışma ve kendilerine soru yöneltme gibi fırsatları edinebilirsiniz. Bilgi teknolojilerindeki son gelişmelerden haberdar olmak isteyenlerin mutlaka katılması gereken etkinliklerden biri olan Özgür Web Teknolojileri Günleri’nin yapılacağı yer bilgileri şu şekilde:
Açık Adres: İnönü Mah. Kayışdağı Cad. Yeditepe Üniversitesi 26 Ağustos Yerleşimi, Ataşehir – İstanbul (http://www.ozgurwebgunleri.org.tr/ulasim/)
Etkinlik günleri saat 09:00 ve 12:00′de Taksim ve Kadıköy’den; dönüş için de 17:00′de Taksim ve Kadıköy’e servis kalkacaktır.
Etkinlik hakkında ayrıntılı bilgi http://www.ozgurwebgunleri.org.tr adresinden edinilebilir.
Paylaş: